Bir Danıştay savcısı daha mütalaa verdi: İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılamaz

Bir Danıştay savcısı daha mütalaa verdi: İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılamaz

Posted by

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini içeren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi aleyhine açılan davalarda bir Danıştay Savcısı daha mütalaasını verdi. Savcı, İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılamayacağını belirtti.

GÜNCEL 10.03.2022 14:41

Bir Danıştay savcısı daha mütalaa verdi: İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılamaz

Abone Ol google-news

HABER MERKEZİ

İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanlığı kararıyla feshine karşı, İYİ Parti Genel Başkanı Meral AKŞENER’in Danıştıy’a yaptığı başvuruda, Savcı mütalaasını verdi. Mütalaada, Meclis kararıyla yürürlüğe konulan İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılamayacağı vurgulandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a yaptığı başvuru reddedilmiş, başvurunun esastan incelenmesine geçilmişti.

Danıştay Savcısı Nazlı Yanıkdemir, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, davaya konu başvuruyla ilgili mütalaasını verdi.

Savcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin uygun bulma yasasıyla kabul edilen bir sözleşmenin ancak aynı yöntemle yürürlükten kaldırılabileceğine işaret etti.

Savcı mütalaasında Anayasa’da “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” ifadeleriyle düzenlenen 6. Maddesi’ne atıfta bulundu.

Danıştay Savcısı’nın yetki aşımına dikkat çektiği fesih kararına ilişkin Anayasa’da, “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır” ifadeleriyle düzenlenen 90. Maddesi’ne de atıfta bulundu.

Savcı Yanıkdemir, mütalaasında, “Yasama faaliyeti kapsamında, usulüne uygun olarak yürürlüğe konularak kanun hükmü kazanan milletlerarası andlaşmaların hukuki etkileri de göz önüne alındığında, bu andlaşmaların hükümlerinin değiştirilmesinin, sona erdirilmesinin veya feshedilmesinin, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin ayrıntılı bir şekilde tanımlandığı Anayasanın 104’üncü maddesinin 17’nci fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesi mümkün değildir” dedi.

“Dava konusu Sözleşme, TBMM tarafından 24/11/2011 tarih ve 6251 sayılı Kanunla uygun bulunduğuna göre” diyen Savcı Yanıkdemir, “Feshedilmesine ilişkin bir kanun çıkarılmadıkça, sadece Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemez” ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi’ne başvuru gerektiren duruma da dikkat çeken Savcı, “Bu duruma göre bakılan uyuşmazlıkta uygulanacak kural niteliğinde bulunan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında yer verilen ‘bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme’ ibaresinin, Anayasanın 6 ve 7’nci maddeleri ile 104’üncü maddesinin 17’nci fıkrasına aykırı olduğu sonucuna varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği düşünülmektedir” dedi.

Savcı Yanıkdemir mütalaasının sonunda şu görüşe yer verdi;

Açıklanan nedenlerle ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 28’inci maddesinin, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun hükmünü Anayasaya aykırı görmesi durumunda bu yoldaki gerekçeli kararı ile Anayasa Mahkemesine başvurmasına olanak tanıyan 1’inci fıkrası uyarınca, dava konusu19/03/2021 gün ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında yer verilen “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ibaresinin Anayasanın 6 ve 7’nci maddeleri ile 104’üncü maddesinin 17’nci fıkrasına aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği;

Bu görüşün heyet tarafından yerinde görülmemesi halinde uyuşmazlık yürürlükte bulunan hükümlere göre sonuçlandırılacağından, 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti Bakımından feshedilmesine ilişkin, 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

DİĞER MÜTALAALARDA NE DENİLMİŞTİ?

Danıştay’da açılmış davalardan ikisinde de daha önce farklı savcılar tarafından benzer mütalaalar verilmişti.

Diyarbakır Barosu Başkanlığı tarafından yapılan başvuru için mütalaasını sunan Danıştay Savcısı Aytaç Kurt, “BMM’nin onayına bağlı bir uluslararası sözleşmenin kaldırılması da yine TBMM’nin tasarrufu ile mümkün olabilir” demişti.

Gelecek Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serap Yazıcı’nın açmış olduğu davada da Danıştay Savısı, benzer bir görüşle mütalaa vermişti.

Günün Önemli Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.