TBMM Genel Kurulu’nda emekli bayram ikramiyesinin 3 bin liradan 4 bin liraya yükseltilmesini de içeren Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi görüşmeleri devam ediyor.
Kanun teklifinin 8. maddesi üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, emeklilere 4 bin liralık bayram ikramiyesi verilmesini şöyle eleştirdi:
“Görüştüğümüz kanun tasarısının belki de en önemli maddelerinden biri. Gerek komisyonda görüşmeler sırasında gerekse Genel Kurul’da neden emeklilere verilmesi öngörülen ikramiyenin 4 bin lira değil, daha fazla olması gerektiğine yönelik muhalefet partilerinin mensupları olarak tezlerimizi ortaya koyduk. Yaklaşık 10 bin lira ile 19 bin lira arasında bir zam öngördük, kabul edilmedi. Geldiğimiz nokta itibarıyla sizler, muhalefet partilerinin taleplerine karşı 1 liralık bile esnemede bulunmaksızın emeklilerimize 4 bin liralık bayram ikramiyesini layık gördünüz ve hiç mahcubiyet duymuyorsunuz. Hiç yüzünüz kızarmıyor, hiç kendinizi bu konuda mahcup hissetmiyorsunuz. 4 bin liralık bir bayram ikramiyesini emeklilere hak olarak görüyorsunuz ve birazdan bunu oylayarak Genel Kurul’dan ayrılacaksınız. Fakat emekliler ve emeklilerin Türkiye’nin dört bir yanındaki meydanlarını dolduran torunları büyük bir ihtimalle size ilk seçimde emeklilere karşı kayıtsızlığınızın hesabını sormuş olacak.”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından ülke çapında başlayan protestolara karşı iktidarın tutumunu eleştiren Konuralp, şunları söyledi:
“Bu kürsüde defalarca dile getirilen bir hikayedir ama bu hikayeyi anmak böylesine önemli bir günde kıymetlidir de. İbrahim’in yanacağı ateş doludur ve Nemrut’un ateşinde yanmak üzere olar İbrahim’e karşı kayıtsız kalmayan bir karınca vardır. Karıncayı yolda görenler sorar, ‘Nereye gidiyorsun’ diye. Karıncanın ağzında bir damla su, ‘Tarafımız belli olsun, İbrahim’in ateşini söndürmeye gidiyorum’ der. On binlerce karınca bir araya geldi, meydanları doldurdu, meydanlardan sizin haksızlığınıza, hukuksuzluğunuza karşı itirazlar dile getiriyor ve siz bu karıncaların birlikteliğinden korkuyorsunuz. Sizi bu delirtiyor. Nasıl bir zulüm yaparsak yapalım, nasıl bir baskı yaparsak yapalım teslim olmayan bu milyonların birlikteliği sizi delirtiyor. ‘Nasıl her şeye rağmen bizim karşımıza dikilebiliyor bu gençler’ diyorsunuz. Ekrem İmamoğlu’ndan da korkuyorsunuz Berkay’dan da korkuyorsunuz. Berkay’dan, gazetecilerden, 700 bulan tutuklanmış gençlerden ne istiyorsunuz? Bu gençlerin bir sözünden neden bu kadar korkuyorsunuz? Şu anlama da geliyor bu korkunuz: Size destek vermiş olan seçmenler de desteğini çekerek gün geçtikçe azalıyorsunuz. Azaldıkça zulmünüz artıyor. Bundan bir fayda umuyorsunuz fakat sizin zulmünüz arttıkça bizim korkusuzluğumuz artıyor, sizden korkmuyoruz.
Kadın-erkek, genç-yaşlı binlerce Musa’ya dönüşmüş yurttaşımız sizin firavunluğunuz karşısında dikildi, tek bir geri adım atmıyor. Sonunda geldiniz, bugün Genel Başkanı bile tehdit ettiniz. Genel Başkanınız Genel Başkanımızı tehdit etti. Üç kuruşluk tarih bilseniz Mustafa Kemal’in idam sehpasında milli mücadeleyi bırakmadığını, ölümle karşı karşıya geldiğini bilirsiniz. Ecevit’in suikastlere rağmen vazgeçmediğini bilirsiniz. Deniz Baykal’ın 12 Eylül zindanlarında boyun eğmediğini de bilirsiniz. Kemal Bey’in defalarca ölüm ve suikastlerle karşı karşıya geldiğini de bilirsiniz. Şimdi Özgür Özel’in sizin mezar tehditlerinize boyun eğmeyeceğini de biliyorsunuz. Korkmuyoruz, sizden korkan sizin gibi olsun. Sizin bu aczinize karşı boyun eğmiyoruz.”