Nureddin Nebati: 20 Aralık gecesi hiçbir müdahalede bulunulmadı

Nureddin Nebati: 20 Aralık gecesi hiçbir müdahalede bulunulmadı

Posted by

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Tarafsız Bölge programında Türkiye’nin yeni ekonomi stratejisinde detayları ve son durumu anlattı. 20 Aralık gecesi dolaylı, dolaysız ekonomiye hiçbir şekilde müdahalede bulunulmadığının altını çizen Bakan Nebati, vatandaşın bir yarışa girip dövizini bozdurmak için ellerinden gelen gayreti gösterdiğini söyledi.

Radikal düşüşten sonra salınımlarla kurun normale döneceğini söyleyen Bakan Nebati, parası “vadeli TL mevduat” sisteminde olanların “dolar çıktı mı, düştü mü?” gibi sorunlarının kalmadığını belirtti. 

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, CNN TÜRK ekranlarında Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programında ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Nebati döviz kurundaki ani hareketlere değinirken amaçlarının mevduat sahibini korumak olduğunu söyledi. 

Bakan Nebati’nin konuşmasından satır başları şu şekilde;

Bunları ciddiye almıyorum açıkçası. Cımbızlama Türkiye’de bir hastalık halini aldı. Bir bakıyorsunuz bir cümle kurmuşsunuz, içinden 2 kelime alıp onu söylemişsiniz diyorlar. Bunu hastalıklı bir biçimde pedagojiktir. Olacak şey değil. Dünyanın her yerinde okula gidersiniz 3-5 tane cins tip vardır, ya da askerde çalıştığınız yerde olur bu insanlar. Allah böyle yaratmış. Bunlar sosyal medyayla büyük bir fırsat yakaladı. Adı cismi yok. Bunu bir de profesyonelce yapanlar var. Cımbızlama yöntemiyle algı operasyonu yapıyorlar. 

Dolarda son durum

Önceki gün veya geçen günlerden 11,5 liradan doları TL mevduata çevirip Merkez Bankası’na verenler var. Canı yanıyor mu? Yanmıyor. Vadeli TL mevduatı olan yükselişten etkilenmeyecek. 12 lira ile açıklayanlar 3-5 gün sonra daha düşük rakama geldiğinde parası karşılanıyor. Dolar çıktı mı gitti mi geldi mi diye bir sorunları kalmadı.

Dolar bugün 12.64’teydi. 18 liranın üstünden bugünlere kadar gelmiş durumdayız. 18 liraya doğru giderken ki rakamlar sürekli değişti, yukarıya doğru. O dönem içinde doların bu kadar radikal bir düşüşten sonra çok hızlı şekilde, bunun salınımlarının çok hafif gelmesi beklenemez. Bu salınımlar yukarı, aşağı oynaya oynaya kendi dengesine girecek.

Bize ‘Hiçbir şeye müdahale etmeyin’ diyorlar. Serbest piyasa bu değil. Biz de ülkenin serbest piyasa koşulları dışındaki eylemlerinin doğru olmadığını söylüyor, ikaz ediyor, gereğini yapıyoruz.

20 Aralık’ta ne oldu?  Müdahale var mıydı?

Bu salınım çok uzun sürmeyecek. 3 ay süre ile, açıkça Türkiye’nin makroekonomik göstergeleriyle bağdaşmayan, yapay bir fırtına estirildi. Dolar 18 liralara kadar geldi. 20 Aralık önemli bir gündür, Cumhurbaşkanımızın manifestosu doları 18 liradan 11 liralara kadar gelmesine sebep oldu. O gece dolaylı, dolaysız hiçbir şekilde müdahalede bulunulmadı. Vatandaş bir yarışa girdi ve dövizini bozdurmak için ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Biz dış saldırı yapılacak bütün yolları kapattık. Çok net şekilde işimize hakimiz.

Küçük yatırımcılar çarpıldı

Müdahalede bulunulmadığının kanıtı var. Bir süre sonra bunlar açıklanıyor zaten. 3 ay sonra ortaya çıkacak. Doların yükseldiği falan yok. Bu, salınımların kendi haline gelmesi. Küçük yatırımcılar çarpıldı. Kılavuzları doğru değildi; sosyal medya, troller, siyasal partilerin temsilcileri… Bunlar sadece AK Parti iktidarına ve cumhurbaşkanımıza zarar vermek için köpürttükçe köpürttüler.

Bir siyasal iktidar, seçime 1.5 yıl var, seçime giderken dövize yükseltmeyi göze alır mı? Almaması gerekir çünkü Türkiye’de herkes dolara bakar.

MUHALEFETE MESAJ

Muhalefet partisi için çok büyük bir imkan elde edilmiş. ‘Geliyor gelmekte olan’ diyor. Onların sloganını kullanıyorsun diyorlar, onların kullandığı her şeyi kullanacağım, onlara bir şey bırakmayacağım. Şunu bilsinler: Geldi, gelmekte olan geldi.

“Küçük yatırımcıları döviz almaya teşvik ettiler”

Tamamen psikolojik bir harpti, bu harpte zirveye ulaştılar 20 Aralık’a kadar. Küçük yatırımcılara zarar veren de onlardır. Sahte belgeler yayınladılar. 52 firma bu yıl halka açıldı, tarihi rekor kırıldı. Bunları da öyle bir noktaya getirdiler ki gerçekliği olmayan bir şekilde küçük yatırımcıyı Döviz almaya ikna ettiler.

Son 3 aylık operasyon içerideki küçük yatırımcılar başta olmak üzere kurumların da verdiği algı operasyonu, psikolojik harpti. Bu insanların ahı, maddi olarak zararlarını kim karşılayacak? Küçük yatırımcı kimler tarafından aldatıldığını bilsin. 19 yıllık iktidarız biz, aldatan ve ağlayan olmadı.

MB başkanlığı yapmış bir kişi “Tam alım zamanı, gidin alın” diyorsa, hayatının en büyük falsosunu yaptı. Bizim açımızdan da en önemli kazanım şu: Size kılavuzluk yapanın derdi siz değilsiniz, derdi başka bir şey.

“‘Döviz gidiyor’ diyene dava açın”

Ben zarar eden bütün vatandaşlara açık çağrıda bulunuyorum: Kim ki döviz gidiyor, kendinize tedbir alın ve adımlarınızı atın diyorsa dava açın. Bunlar sizi yanlış şeye yönlendirdiler.

Ekonomik modeller dünyada sürekli değişiyor. Türkiye 2002 yılında yola çıkarken bir model çizdi ve bu modelle yürüdü AK Parti iktidarıyla. Ucuz döviz, cari açık fazla, yurtdışından bol bol sıcak para getir ve borçlan. O dönemin koşulları bunu gerektiriyordu. 2013 yılında bir şeyin farkına vardı Türkiye: Enflasyon düşmüş, faiz onun da altında, şahane bir tablo. Ama sorunları görüyor. TL’nin değeri yüzde 110’a çıkmış. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 56, ‘İmdat’ diyor rakamlar. Cari açık veriyorsun, en tehlikelisi de çok sıcak para var. Makroekonomik göstergeler işaret veriyor, cumhurbaşkanımız da bu yönde adımlar atmaya başlıyor.

Çarpılan küçük yatırımcı için yapılabilecek hiçbir şey yok

2018’de korkunç bir döviz atağı yaptılar, 2019’da 2 tane atakta bulundular. Cumhurbaşkanımız ‘Faiz arttırılmayacak’ diyor. ‘Buna inanmıyorum’ diyor, birileri de ‘Bu bir kutsal metindir, arttırman lazım’ diyor. Cumhurbaşkanımız buna göre adımını atıyor. Ben inanıyorum faizin arttırılmaması gerektiğine.

20 Aralık’ta bu açıklamaları cumhurbaşkanımız dışında herhangi bir kişi yapmış olsaydı aynı etkiyi görebilecek miydik? Ben sanmıyorum. Çarpılan küçük yatırımcı için yapılabilecek hiçbir şey yok. Kendi kararlarıyla yaptılar, dövizi alan, satan onlar. Akşam rahat uyumak istiyorsanız kur korumalı mevduat hesabına geçin.

Muhalefetin ‘gizli faiz’ iddiası

Bu hikaye, Türkiye’de yaşayan, bu toprakların insanlarına yönelik bir çözümdür. Türk insanı faize mi önce bakar dövize mi? Türk insanı dövize bakıyor. Madem ki dövize bakıyorsun, sana onun, bunun etkilerinden arındırılmış bir imkan vereyim diyoruz. Dövizini likidite çevirme, sana o günkü Döviz Kuru üzerinden fiyat yapalım diyoruz. 10 bin doların varsa 3 ay, 6 ay sonra 10 bin dolar garantisi verelim sana diyoruz. Doları 10 liradan aldın, 9 liraya düştüyse 10 bin dolarını yine alıyorsun.

Hazine’ye zarar veriyorsunuz diyenlere net bir soru soruyorum: 84 milyon insana dolar 1 lira artarken 450 milyar liralık bir borcu yüklemek mi iyi yoksa döviz gene yükselsin, aradaki farkı Hazine veya MB ödeyecek, bu aradaki farkı 84 milyona yüklemek mi daha iyi?

Adam dolarla hiçbir şey almıyor, döviz arttığı kadar fiyatları arttırmış. Bununla yanlış yapıyorlar. 2022’ye girerken Türkiye enflasyon hariç bütün sorunlarını temizlemiş.

TL mevduat sistemi ortak aklın eseri

2022’ye çok düşük bir cari açıkla giriyor, bütçe açığı sınırların altında, dünyayla karşılaştırmasında en önemli büyümeyi gerçekleştiren ülke, pazartesi günü bir rekor daha açıklanacak. Turizm gelirlerinde patlama bekleniyor. Tarihinde ilk defa İspanya’dan fazla turist çekti bu yıl. Türkiye 2022’de cari fazlaya doğru koşuyor. Döviz fiyatlarındaki bu köpükten dolayı 3, 6, 9, 12 ay sonra benim zarar etmem mümkün değil.

TL mevduat sistemi ortak aklın eseri. Sayın Cumhurbaşkanımız dünyaya meydan okumuş. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ demek çok büyük bir sözdür. Bunları söylüyor birileri ama demek ki zaman, mekan, şart, bunların bir araya gelmiş olması gerekiyordu ki bu olsun. Karşı çıkanlar hala kendilerini New York’ta, San Fransisco’da bir üniversitenin kampüsünde sanıyorlar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.